Avusturya’dan Ölüm Beşlemesi

52,50

Zar zor duyulan bir sesle “Ölmeyeceksin! Hayır! Hayır!” dedi ve başını Felix’in omzuna sıkıca yasladı. “Sensiz ben de daha fazla yaşayamam.” “Sevgili küçüğüm, daha farklı düşüneceksin. Her şeyi uzun uzun düşündüm.

Stokta

Açıklama

Zar zor duyulan bir sesle “Ölmeyeceksin! Hayır! Hayır!” dedi ve başını Felix’in omzuna sıkıca yasladı. “Sensiz ben de daha fazla yaşayamam.”

“Sevgili küçüğüm, daha farklı düşüneceksin. Her şeyi uzun uzun düşündüm. Elbette. Birden sınır çizildi ya, her şeyi daha iyi, daha keskin görebildim.”

“Sınır yok ki.”

“Elbette bir tanem. İnsan inanamıyor. Ben bile şu an buna inanamıyorum. İnsan idrak edemiyor, öyle değil mi? Şöyle bir düşün, senin yanında yürüyen ve ağzından yüksek sesle sözler döküldüğünü işittiğin ben bir sene içerisinde toprakta yatacağım, buz gibi. Belki de çoktan çürümüş.”

Arthur Schnitzler

Beş öyküden oluşan bu seçki, Avusturya Edebiyatı’nda ölüm teması üzerine odaklanıyor. Arthur Schnitzler’in “Ölmek”inde ölmeye yatmış bir adamın psikolojisi derinlemesine incelenirken, Joseph Roth’un “Barbara”sında beyhude geçip gitmiş bir hayatın karşısında ölüm yer alıyor. Stefan Zweig’ın “Cenevre Gölü”ndeki Kaçak ise savaş koşulları içerisinde yaban ellerde tutunamamanın çaresini intihar etmekte bulan bir adamın öyküsünü anlatıyor. Robert Musil’in “Kız Katili Moosbrugger”i bir katilin kurbanını nasıl dehşetengiz biçimde katlettiğini anlatırken, aynı zamanda onun ölümüne karar veren hukuk ile psikiyatri süreçlerinden mürekkep karmaşık bir aygıtı gözler önüne seriyor. Son olarak, Kafka “Ceza Kolonisi”nde bununla paralellik taşıyan, ağır bir işkencenin ardından kurbanını ölümle cezalandıran bir aygıtın nasıl en ince ayrıntısına kadar tasvir edildiğini görüyoruz…

Künye

Marka

Yayın No

1334

Dizi

Dizi No

51

Yazar

Çevirmen

Yayıma Hazırlayan

Son Okuma

Kapak Tasarım

Kapak İllüstrasyonu

Dizgi

Sayfa Sayısı

176

Baskı

1

Basım Yeri

İstanbul

Baskı Tarihi

Yazar

Arthur Schnitzler

Franz Kafka

3 Temmuz 1883’te şimdiki Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag’da orta sınıf bir Yahudi ailesinde doğdu. Kafka 6 yaşındayken, kendisinden yaşça küçük erkek kardeşleri Georg ve Heinrich öldü. Üç kız kardeşi ile yaşayan Kafka’nın ailesi ile, özellikle de başarılı bir işadamı ve sert bir mizaca sahip olan babasıyla ilişkisi ziyadesiyle sıkıntılıydı. Lise eğitiminden sonra Prag Charles Ferdinand Üniversitesi’ne kimya öğrenimi görmek üzere kaydını yaptı ama iki hafta sonra bu üniversiteyi bırakarak, Prag Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’ne geçti. Hukuk öğrenimi Kafka’ya yazmak için zaman kazandırmıştı. Hukuk öğreniminden sonra bir süre bir sigorta şirketinde çalıştı. 1923’te yazılarına odaklanmak için Berlin’e gitti ama kısa bir müddet sonra yakalandığı tüberkülozdan ötürü 3 Haziran 1924’te hayatını kaybetti. Yakın arkadaşı Max Brod, Kafka’nın ölümünden sonra kimi meşhur yapıtları , sözgelimi Amerika ve Şato gibi eserlerini yayımladı.

Joseph Roth

Robert Musil

20. yüzyılın en büyük Alman romancılarından biri olmasının yanında modern romanın temel taşlarını koyan Robert Musil, 1880 yılında Avusturya’nın Klagenfurt kentinde doğdu. Edebi yaşamı boyunca novellalar, dramalar, denemeler, tiyatro eleştirileri ve iki roman yazdı. 26 yaşında yayımladığı Genç Törless ile edebi çevrelerin dikkatlerini üzerine çekti. Dünya edebiyatının anıt romanları arasında yer alan iki ciltlik başyapıtı Niteliksiz Adam, tıpkı Genç Törless gibi otobiyografik öğeler taşır. Musil, 1920’lı yıllardan başlayarak hayatı boyunca bu roman üzerinde çalıştı, bazı bölümlerini yeniden yazdı ancak tamamlayamadı. Nazi rejimini eleştiren eserleri Avusturya’nın Almanya’ya ilhakıyla birlikte yasaklanınca, karısıyla İsviçre’ye sürgüne gitti ve 1942 yılında Cenevre’de beyin kanamasından öldü.

Stefan Zweig

28 Kasım 1881’de Viyana’da varlıklı bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Fransızca, İngilizce, Latince ve Antik Yunanca dillerine vakıftır. Stefan Zweig Viyana Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi aldı, 1904’te “Hippolyte Taine’nin Felsefesi” adlı tezini yazdı. Edebiyatın pek çok alanında eserler üretti. 1901’de ilk şiir kitabı Gümüş Teller yayımlandı. Zweig’ın erken dönem denemelerini yayımlayan, Siyonizm’in kurucusu addedilen, bunun yanı sıra Viyana’nın ana gazetelerinden olan Neue Freie Presse’in editörü olan Theodor Herzl ile de tanışıklığı bulunmaktadır. Evi bir kültür merkezi gibidir, dönemin pek çok sanatçı ve düşünürü bu evi ziyaret eder. Zweig Avrupa’nın içinde bulunduğu krizden çıkabilmesi için “kültür” kavramı üzerinde durmuştur. I. Dünya Savaşı’nda arşiv memuru olarak görev alan Zweig’ın, II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte kültüre duyduğu inançta bir kırılma yaşanır. 1933’te Naziler Zweig’ın evini silah bulunduğu gerekçesiyle basıp talan ederler. Silah bulunmamasına rağmen kendisinden bir savunma yazması istenir. Faşizmin entelektüellere soluk aldırmadığı bir dönemdir. Hitler’in şiddet politikaları tırmanınca Avusturya’yı terk edip İngiltere’ye gider. Yurdundan kopmak Zweig’ı derinden yaralar; bu tarihten sonra ülkesine dönemeyen ve sürekli bir ülkeden diğerine göç etmek zorunda kalan Zweig, 1940’da New York’a yerleşir ama ardından Brezilya’nın imparatorluk şehri olarak nitelendirilen Petropolis’teki bir Alman kolonisinin bulunduğu yerleşim yerine geçer. Yalnızlık, Avrupa’dan uzaklık, faşizmin zorbalıkları bitkin düşmüş ruhunu ve bedenini iyice zorlar ve daha fazla dayanamayıp 2 Şubat 1942’de karısı Lotte ile birlikte intihar eder.

0